Siirler - Seyfi Tomar
Simdi bulutlar ile konuşuyorum. Ne kadar can dostlarımmış bilmedim. Öyle sessiz ve gölgesiz kollarlarmış beni yıllarca, ben onları fark etmeden. Bulutlardan sessizi yokmuş, Öyle usulca üstümden, sağımdan, solumdan süzülüp bir adim bende önde duran. Birde çekirdeksiz pamuk gibi yumuşak ve temiz duruşları yok mu, aşık ettiriyorlar beni kendilerine, aman tanrım ne kadar davet edici duruşları var.

Bugün Bulutlar ile konuştum. Bekir Yildiz'in "Evlilik Şirketi" kadar açık yüreklilikle anlattılar neler yaşadığımı. Satelitten, Çanaktan, Gugildan daha net ve ayrıntılı nasılda gözlemişler beni. Birer birer anlattılar ne muziplikler, çapkınlıklar, üçkağıtçılıklar, iyilikler yaptığımı. Su bulutların birde tatlı dilleri var ki, kulaklarımı es geçiyorlar ve direk kalbime, yüreğime anlatıyorlar. Anlattıklarından, noktasını, virgülünü hiçbir şey kaçırmadım. Nasıl kaçırabilirim ki, can kulağımla, kalbimle dinliyordum. Çocukları çok sevmiş olmam, beklentilerin ötesinde insanlara yardim etmem, hatta bahşiş vermem hoşlarına gitmiş. Ben hep bunları gizli yapıp gizli kalmasını istemiştim ama yinede bulutların görmüş olması ve takdir etmesi çok hoşuma gitti. Öncede demiştim ya, çocuk gibi sevindim.
Haa birde madalyonun obur yüzü var. Kararan yağmur olan, kar olan, dolu olan yüzüne kara bir boya sürülmüş bulutlar. Onlar ki, annemi, babamı, çocuklarımı, esimi, sevdiklerimi, arkadaşlarımı, Rızamı, Has animi benden alıp uzaklara götüren bulutlar. Ama olsun be, ben onlarda seviyorum. Çünkü bende sevenlerdi bıraktım (ve bırakacağım) ve o yüzü karaya boyanmış bulutların üstüne çıktımda gittim.  Gittiğimde gördüm, yukarıdan yine onları çok sevdim, onlara aşık oldum. Çünkü yine beyaz ve çekirdeksiz pamuk gibiydiler ve yüreğim hep sevdiklerimin yanındaydı.
Ben Bugün bulutlar ile konuştum ve ben onları çok sevdim.

seyfo